Kitap Tanıtımı: Beyoğlu Rapsodisi

             

                Sevgili günlük ya da blog,

                Bugün sana okuduğum ilk polisiye romandan bahsedeceğim. Hayatımda ilk kez okuduğum bu tür ile tanışma hikeyem, çok sevdiğim arkadaşım Nur'un kitabını bana ödünç vermesiyle başladı. Kitap ismi mi? Beyoğlu Rapsodisi.

                Beyoğlu Rapsodisi, küçüklükten beri tanışan üç arkadaştan birinin ''ruhen ölümsüzlüğü'' aramasıyla merak uyandıran bir serüven başlatıyor. Bu üç arkadaş Galatasaray Lisesinde tanışıyorlar. Birbirleriyle karakter olarak hiçbir benzerliği olmayan bu üç arkadaştan Selim'in babasının büyük bir tekstil fabrikası bulunuyor. Kenan'ın babasının ise sigorta acentesi bulunurken Nihat küçük yaşta anne ve babasını kaybediyor. Dolayısıyla sürekli Kenan ve Selim'in desteğine muhtaç kalsa da ne Kenan ne de Selim bir kere bile gururunu kırmıyorlar Nihat'ın. Kenan zeki ve uçarı aynı zamanda hayattan tat almayı biliyor. Ben de gerçekten Kenan gibi olmak isterdim. Selim ise daha çok hayatın gerçeklerini bilen, ne olursa olsun mantıklı olan asla kontrolü elden bırakmayan bir kişiliğe sahip. Nihat da daha çok ''ben size uyarım beyler''ci. Selim her ne kadar içinde bastırsa da içten içe Kenan'ı kıskanıyor. Özellikle de zeka konusunda. Hikayenin devamında arkadaşlardan birinin ölümsüzlüğü ararken üç arkadaşın başlarına gelenleri anlatıyor lakin ben daha fazla bilgi vermeyeceğim. 

             Ahmet Ümit kitapta Beyoğlu'nu o kadar güzel betimliyor ki kitapta bazen farkında olmadan orada ufak bir gezintiye çıkıyorsunuz. Kitabın sonu ise beni aşşşırı şaşırttı. Son 20 sayfasını ayakta ve ağzım açık okudum. Harika bir finaldi. Özellikle '' Suçlu bulunuyor mu? Bulunuyorsa kim?Bulunmuyorsa neden bulunmuyor?  Tüm kitap boyunca kahramanları bu olaylara çeken şey ne?'' gibi sorulardan bazıları için tatmin edici bir cevap aldığım andaki heyecanımı uzun zamandır yaşamamıştım. Kesinlikle hayran kaldım bu kitaba sevgili günlük. Şimdilik benden bu kadar. Yakında görüşürüzz🙋🙋

Yorumlar