Kitap Tanıtımı: MEG Derinlerdeki Dehşet
Merhaba sevgili blogseverler. Evet, uzun zamandan sonra yeniden buradayım. Birileri demiş öldü falan demeyeceğim çünkü topu topu 5-6 kişiyiz zaten. Tutkularıma devam ediyorum ve bugün sizlerle yeni bitirdiğim bir kitap hakkında monolog yapmak istiyorum: MEG Derinlerdeki Dehşet.
Kitap, tarih öncesi tabiatın kralı Megalodon hakkında. Kitap ilk olarak dünyanın en derin çukuru olarak bilinen Mariana Çukurunun keşfinin sürecini anlatarak başlıyor ve başlarda birden çok olay örgüsü bulunuyor. Benim için kitabın '' hani abi asıl olay nerde hızlı geç şuraları da asıl mevzuya gel'' kısmı bu kısımlar oluyor. Daha sonra olay kahramanımız Jonas Taylor' ın etrafında dönmeye başlıyor. Orduda çalışan sualtı pilotumuzun Mariana Çukuruna dalışı sırasında başına gelen bir olay ile hayatı kararıyor ve ordudan atılıyor.
7 yıllık süre zarfında başına gelen olayın sorumlusu olarak gördüğü MEG hakkında araştırmalar yapıyor ve herkesin ''tarih öncesi'' olarak gördüğü yaratığın yaşadığına dair bir kitap da yazıyor ancak karısı dahil çoğu insan bu hayalpereste inanmıyor. Daha sonra Terry Tanaka adında bir kadın, kahramanımızın karşına babasının kendisiyle görüşmesini istediğini söyleyerek çıkıyor. Masao Tanaka, bir araştırma enstitüsünün CEO'sudur ve Jonas'ın yardımına ihtiyacı vardır. Jonas'ın yıllar sonra kendini haklama umudu onu bu göreve adeta çağıracaktır.
Jonas 7 yılın ardından daldığı çukurdan kendini haklayarak çıkıyor lakin büyük bir sorun da termoklinden sıcak sulara çıkıyor; Evet dev albinonun hapsolduğu bölgeden kurtulup da en eski atalarının habitatına geri dönünce tüm ekolojik denge tehlike altında kalıyor. MEG vs Jonas's Team savaşı başlıyor ancak bu savaşın kazananı için kriterler farklı. Bir taraf düşmanını mideye indirmek isterken diğer taraf ise karşı tarafı güvenli bir biçimde neslini sürdürmeye isteyecektir. Bakalım bu ilginç savaşın kazananı kim olacak?
Bilindiği üzere bu kitabın 2018 yılında başrollerinde Jason Statham, Li Bingbing ve Rainn Wilson'ın bulunduğu bir filmi var. Film ve kitap hakkında benzerlikler olsa da kesinlikle birbirinden çok farklı eserler ve kesinlikle ikisi de sahip oldukları şöhreti sonuna kadar hak ediyorlar.
Benim fikrime gelecek olursak, nefesim kesilsin istiyorum hangi kitaba tekrar başlasam da aynı heyecanla okurum desem o kitap kesinlikle bu kitap olurdu. Kitapta MEG o kadar güzel tasvir edilmiş ki bu tarih öncesi fosilin o termoklinin altında bir yerlerde nesli sürsün diliyorum. Ufuk açması yönüyle de mutlaka insana rehberlik edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Benim kitap hakkında düşüncelerim bunlar. Umarım bu kitap hakkında siz değerli okurlarımla da münakaşa yapabiliriz. Benden şimdilik bu kadar. Esen kalın dostlar...
Yorumlar
Yorum Gönder